Neden Hep Haklı Olduğumuzu Düşünürüz? Bizi Yanıltan 6 Düşünce Tuzağı

Yazar: Barış Can Nazlıcan · · 4 dk okuma

Bir tartışmaya girdiğinde, haklı olduğundan genelde eminsindir. Karşı taraf da öyle. İki kişi aynı anda tamamen emin olabiliyorsa, en az birinin yanılıyor olması gerekir. Peki neden kendi fikrimizi bu kadar sorgusuz kabul ediyoruz? Bunun cevabı, psikolojide bilişsel yanlılıklar denen düşünce kısayollarında yatıyor.

Bilişsel yanlılıklar bir zekâ eksikliği değildir. Beynimizin karmaşık dünyayı hızlıca anlamlandırmak için kullandığı kestirmelerdir ve çoğu zaman işimize yarar. Ama tartışmalarda, bizi gerçekte olduğumuzdan daha haklı hissettirebilirler.

1. Onay yanlılığı

İnsanlar, zaten inandıkları şeyi destekleyen bilgileri daha kolay fark eder, daha çok hatırlar ve daha güvenilir bulur. Karşıt bilgileri ise ya görmezden gelir ya da daha sert bir şekilde sorgular.

Günlük hayatta: Bir arkadaşının sorumsuz olduğunu düşünüyorsan, geç kaldığı her seferi hatırlarsın, zamanında geldiği günleri ise fark etmezsin. Bir konuda internette arama yaparken de genelde kendi fikrini doğrulayan kelimelerle ararız.

Ne yapabilirsin: Bir konuda emin olduğunda, kendine "Yanılıyor olsaydım bunu bana ne gösterirdi?" diye sor ve o kanıtı bilerek ara.

2. Naif gerçekçilik

Çoğumuz dünyayı "olduğu gibi" gördüğümüzü varsayarız. Bu varsayımın doğal bir sonucu şudur: Eğer ben gerçeği olduğu gibi görüyorsam ve sen benimle aynı fikirde değilsen, ya bilgin eksiktir ya mantıksız düşünüyorsundur ya da kötü niyetlisindir.

Günlük hayatta: "Bunu nasıl göremiyor, çok açık!" duygusu. Oysa karşı taraf da aynı şeyi senin için düşünüyordur.

Ne yapabilirsin: Karşı tarafın görüşünü, onun kabul edeceği şekilde özetlemeyi dene. Bunu yapabildiğinde, görüşünün "aptalca" değil, farklı bir bakış açısının sonucu olduğunu çoğu zaman fark edersin.

3. Geri görüş yanlılığı ("Ben demiştim" etkisi)

Bir olay olduktan sonra, sonucun aslında baştan belli olduğunu ve onu tahmin ettiğimizi düşünmeye meyilliyizdir.

Günlük hayatta: Bir maç bittikten, bir yatırım batıp çıktıktan ya da bir ilişki sona erdikten sonra "Ben zaten biliyordum" demek. Oysa olaydan önce o kadar emin olmadığımızı genelde hatırlamayız.

Ne yapabilirsin: Önemli tahminlerini önceden bir yere yaz. Sonuçla karşılaştırdığında, tahmin yeteneğinin hafızanın söylediğinden daha mütevazı olduğunu görebilirsin. Ana sayfamızdaki şakalardan biri de bu: "Ben demiştim" (hiç demedin).

4. Kendine hizmet eden yanlılık

Başarılarımızı kendi yeteneğimize, başarısızlıklarımızı ise dış koşullara bağlama eğilimidir.

Günlük hayatta: Sınavı geçtiysen çok çalıştığın içindir; kaldıysan sorular haksızdı. Projede iyi giden bir şey senin fikrindi; kötü giden şey başkasının hatası ya da talihsizlikti.

Ne yapabilirsin: Bir şey ters gittiğinde, kendine "Bunda benim payım neydi?" diye sor. Cevap her zaman "çok" değildir, ama nadiren "hiç"tir.

5. Temel yükleme hatası

Başkalarının davranışlarını karakterleriyle, kendi davranışlarımızı ise koşullarla açıklama eğilimi.

Günlük hayatta: Trafikte biri önüne kırdığında "Ne kaba biri!" dersin. Sen birinin önüne kırdığında ise acelen vardır, onu görmemişsindir ya da şerit aniden bitmiştir.

Ne yapabilirsin: Birinin davranışına sinirlendiğinde, onu haklı çıkarabilecek bir durum hayal etmeyi dene. Belki hastaneye yetişmeye çalışıyordur. Gerçek bu olmayabilir, ama bu alıştırma tepkini yumuşatır.

6. Batık maliyet ve fikirden vazgeçememek

Bir şeye ne kadar çok zaman, para ya da çaba harcadıysak, ondan vazgeçmek o kadar zorlaşır. Bu fikirler için de geçerlidir: Bir görüşü ne kadar uzun ve ne kadar yüksek sesle savunduysak, yanıldığımızı kabul etmek o kadar zor gelir.

Günlük hayatta: Yarım saattir tartıştığın bir konuda haksız olduğunu fark etmeye başladığında, bunu kabul etmek yerine daha sıkı savunmak.

Ne yapabilirsin: Fikir değiştirmenin bir zayıflık değil, yeni bilgiye verilen akıllıca bir tepki olduğunu hatırla. Bunu söylemenin en kolay yolu için "Haklısın" demenin gücü yazısına göz atabilirsin.

Bu yanlılıklardan kurtulabilir miyiz?

Tamamen hayır. Bu düşünce eğilimleri insan zihninin işleyişinin bir parçasıdır ve onları bildiğimiz hâlde onlardan etkilenmeye devam ederiz. İlginç bir şekilde, insanlar bu yanlılıkları başkalarında kendilerinde olduğundan çok daha kolay fark eder.

Ama farkında olmak yine de işe yarar. Bir tartışmanın ortasında "Belki şu an onay yanlılığına düşüyorumdur" diye düşünmek bile, biraz durup karşı tarafı dinlemeni sağlayabilir. Bunun için birkaç basit alışkanlık:

Peki haklıyım.com ne diyor?

Bu yazıdan sonra bir itirafta bulunalım: Haklılık belgesi, bu yanlılıkların eğlenceli bir abartısıdır. Herkesin her konuda haklı çıktığı bir dünya, aslında hepimizin kafasının içinde yaşadığı dünyaya oldukça benzer. Belgeyi al, gül, sonra bir sonraki tartışmada karşındakini biraz daha dikkatli dinle. Belki bu sefer gerçekten haklı olan odur.

Tartışmada en sık karşılaşılan akıl yürütme hatalarını da merak ediyorsan: Tartışmalarda en sık görülen 10 mantık hatası.